MUHTEŞEM ŞİFA KAYNAĞI CEVİZ PERDESİ
GÜÇLÜ VE KESKİN GÖZLER İÇİN ÖNERİLER
BASEN, KALÇA YAĞLARINDAN KURTULUN
KANSER HÜCRELERİNİN YOK EDİLMESİ
EGE ÜNİVERSİTESİNDEN ÖNEMLİ ÇALIŞMA
ANKET
ŞAMPİYON HANGİ TAKIM OLACAK
YAZARLAR
PİYASALAR
DOLAR
7,5535
EURO
8,9444
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

O sevdiğim kadını seyrettim

O an Mahkeme salonunda her şey sustu. Ertesi sabah gazeteler: " SEDEF ÇİÇEĞİ SUSUZ KALMIŞ" diye yine yalnızca neticeyi haber yaptılar.
28.11.2010 09:45

Mahkeme salonunda, seksenlerindeki yaşlı çiftin
durumu içler acısıydı.
Adam inatçı bakışlarla suskun, ninenin ağlamaktan
iyice çukurlaşmış gözler ve keskin çizgileriyle
bıkkın bakışları süzüyordu etrafını.

Ve hakimin tokmak sesiyle sustu uğultu ve tok sesiyle,
sözü yaşlı kadına verdi, hakim.
"Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun?"

Yaşlı kadın derin bir nefes çektikten sonra
baş örtüsüyle ağzını aralayıp,
kısılmış sesiyle konuşmaya başladı.
"Bu herif yetti gari, 50 yıldır bezdirdi hayattan."
Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu mahkeme salonunda.
Sessizlik bu tür haberleri her gün manşet yapan
gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu.
Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı,
yaşanmış 50 yılın ardından.
Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı, kadın neler diyecekti.
Herkes onu dinliyordu.
Yaşlı kadının gözleri doldu.
Ve devam etti.

"Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim.
50 yıl önceydi.
Sedef çiçeğini, bana kocam olacak bu adam getirmişti.
Onun bir yaprağını koparmak suretiyle tohumlamıştım.
Onu büyük bir sevgiyle büyüttüm.
Yavrumuz olmadı, sedef çiçeğini yavrum bildim.
Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı.
O zaman adak adadım.
Her gece güneş açmadan önce bir tas suyla sulayacağım onu diye.
İyi gelirmiş dedilerdi.
50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp,
bir kere de bu çiçeği ben sulayayım demedi.
Ta ki geçen geceye kadar.
O gece takatim kesilmiş, uyuyakalmışım.
Ben böyle bir adamla 50 yıl geçirdim.
Hayatımı, umudumu her şeyimi verdim.
Ondan hiçbir şey göremedim.
Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden
birisini yapmasını bekledim.
Onsuz daha iyiyim, yemin ederim."

Hakim, yaşlı adama dönerek:
"Diyeceğin bir şey var mı baba?" dedi.
Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye,
o ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren
yüz ifadesiyle hakime yöneldi.

"Askerliğimi, reisicumhur köşkünde bahçıvan olarak yaptım.
O bahçenin görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim.
Fadime' mide orada tanıdım.
Sedefleri de.
Ona sedef çiçeğinin en güzellerinden bir buket verdim.
O çiçeklerle doludur reisicumhur köşkünün bahçesi.
Kokusuna taptığım perişan eder yüreğimi.
İlk evlendiğimiz günlerin birinde
boyun ağrısından onu hekime götürdüm.
Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa
boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi.
Her gece uykusunu bölüp, uyansın, gezinsin dedi.
Hekimi pek dinlemedi, bizim hatun.
Lafım geçmedi.
O günlerde tesadüf bu çiçek kurudu.
Ben ona gece sularsan geçer dedim.
Adak dilettim.
Her gece onu uyandırdım.
Ve onu seyrettim.
O sevdiğim kadını yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim.
Her gece o çiçek ben oldum.
Sanki.
Ona bu yüzden tapabilirdim."
dedi adam o yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle.
"Her gece o yattıktan sonra uyandım.
Saksıdaki suyu boşalttım.
Sedef gece sulanmayı sevmez, hakim bey.
Geçen gece de.
Yaşlılık.
Ben de uyanamadım.
Uyandıramadım.
Çiçek susuz kalırdı amma, kadınımın boynu yine azabilirdi.
Suçlandım.
Sesimi çıkartamadım."

O an Mahkeme salonunda her şey sustu.
Ertesi sabah gazeteler:
" SEDEF ÇİÇEĞİ SUSUZ KALMIŞ"
diye yine yalnızca neticeyi haber yaptılar.

www.golkartalgol.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
0